Tavsiyeler
Online Destek
Belgelerimiz
Acaiberryal.com sitesinde yer alan bilgiler doktor veya eczacı tavsiyesi yerine geçmez. Tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik bilgiler değildir.
Acaiberryal.com sitesinde bulunan bilgiler yabancı kaynaklı makale ve araştırmalardan çevirilerdir.
T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 31.08.2009 tarihli 0935000802 sayılı izni ile Amerika'dan ithal edilmiştir.
   
Adres            :  Ganodeva Pazarlama Kuruköprü mah. 33023sk. Vakıflar işhanı kat:4 no:404  Seyhan / ADANA
Telefon         :  +90 (541) 312 80 90  |  +90 (322) 363 45 70


Kırmızı Reishi’nin Prostat Kanserine Etkileri
     Hastalığın tanısı aşamasında bir ürolog tarafından yapılan tetkikler sonucu teşhis konulur. Düzenli olarak muayenelerle oluşabilecek riskli durumlar ultrason yardımı ile tespit edilir ve buna yönelik tedavi yöntemleri uygulanır. Ancak prostat kanseri teşhisi konulmuş bir hasta için tıbbi müdahaleler sınırlı kalmaktadır. Başlangıçta ilaç tedavisi ile durdurulmaya çalışılan prostat kanseri kimi zaman tedaviye cevap vermez ve ilerlemeye devam eder. Tıbbın yetersiz kaldığı bu gibi durumlarda alternatif tıp devreye girer.

    Son yıllarda bir çok hastalığın tedavisinde kullanılan kırmızı reishi mantarının prostat üzerinde etkisi incelenmiş ve prostat kanserli hastalar üzerinde kullanılmıştır. Prostat kanserinin etkisiyle böbrek üstü bezlerde seviyesi artan PSA(Prostat Specific Antigen) glikoprotenin kırmızı reishi mantarının kullanıma bağlı olarak normal seviyelere indiği gözlenmiştir. Bununla beraber tümörün oluşturduğu alan küçülmüş ve hatta ilerleyen zamanlarda tamamen kaybolduğu görülmüştür. Hastalar için umut kaynağı olan kırmızı reishi mantarı Uzakdoğu'da yetişen bir mantar türüdür ve araştırmalar sonucu prostat kanseri de dahil olmak üzere bir çok hastalığa iyi geldiği gözlenmiştir.
    Prostat kanseri, erkeklerin ürolojik sistemindeki prostat bezinde habit tümörüne bağlı olarak görülen bir hastalıktır. Erkeklerde görülen bu hastalık özellikle 50’li yaşlardan sonra kendini gösterir ve 70’li yaşlara kadar yüksek risk taşır. Araştırmalar, Amerika’da her üç erkeğin birinde 50’li yaşlara yaklaştıkça kanser riski taşıyan hücrelerin geliştiğini ortaya koymuştur. Daha da ilerleyen yaşlarda ise, kanser riski taşıyan hücrelerin oluşturduğu alanın büyüdüğü ve bunların bir kısmının kontrolsüzce çoğaldığı gözlenmiştir. Ayrıca ender de olsa bu hücrelerin diğer organlara sıçradığı ve başka tür kanser vakalarına yol açtığı saptanmıştır. Hastalığın belirtileri başta kendini göstermez. Ancak ilerleyen zamanlarda sık idrara çıkma, karın bölgesinde aşırı şişkinlik ve idrar sırasında yanma şikayetleri ile ortaya çıkabilir.